Bir
Ben bir vakitler kitapsız Slovak şairleri görürdüm.
Üzerimde battaniye olurdu leğen kemiklerimi sayardım.
Onu gördüm. Çılgın bilim adamlarıyla deneye koştum. Yüzmek
öğrendim.
Hem söyler misin dedim bebeğim inerse Alman Reis-i Cumhurları
bu gece,
Hangi trene yetiştiririz kazamızı ve nasıl paklar bizi söz gelimi
bir uçan tekme.
İki
Vücudunun çeşitli yerlerinden gülelim otobüsler olsun
Dünyanın hiçbir Sturm Graz’ı gelmesin çıkmayalım idmanlara
İşbu yumruğu da göğsüme kabul ettim tartışabiliriz
Bir problem olursa Norveç düzeltir aramızı sen telaş yapma
Evde oturup ıslahat yapalım yamulalım inkılaplarla
Abdülhamid alışık değildir sakın ha sakın sofrada bağırma
Komşular duyarsa geç gelir yemeğe birinci ve ikinci
meşrutiyet
Araplar da arkamızdan vurayazar bizi öyle söyler tarihçi
ekseriyet
Üç
bir salinger öyküsü üzre denize bakmağa gitmek.
ya ben bu cümlelerin.. ne bileyim işte
bunu söylemek için barınacak bir
yer yoktu ama seni temin ederim incinmişti aşil tendonum ve yürüdükçe sekban-ı
cedid basıyordu eklemlerimi otobüslere
binerken tuhaf bir dünya işte anlamadık bütün sumo güreşçileri toplanmıştı
etrafımıza biz onları bir şeylerin mutlak alameti saydık kargamış da bir ağaç
kırılırdı o zaman kırılmasın mı? çiçek desenli bir halının üzerinde uzanırken
bir şeyi açıklığa kavuşturmamız gerekiyordu ve tam o ağır çekim kavuşturma
esnasında florans lambalardan biri tek
başına ah sönmüştü ve ben bu işe nasıl içerlemiştim eğilip ayak parmaklarımı yakmıştım…
çok sonraları şu oldukça fransız bayanı bir kere daha düşünürsek diyorum
bebeğim ya da:
Bir gün çok kuvvetli Fransızcamız olur da fondue yersek
Sevişmeden önce geri alırsak saatleri
Ve gidersek eklem bacaklıların sebil olduğu adalara..
Çömelip bir kibrit yaktıktan sonra ağlayarak bakar mıyız
Darwin amcaya?
Dört
Ben Mohaç savaşında bir adam. Immanuel Kant ile aynı
boydayım.
O gencadamı hezarpare olmadan bilhassa ellerimle
kurtarmalıyım.
Kendime en çok cumartesi geceleri sıfır üç onbeşte
yakışıyorum,
Belirtmeden bitiremem hiçbir fotoğrafta yetenekli genç şair
çıkmıyorum
Aras K.
Daha önce "heves" dergisinin son sayısında yayınlanmıştı.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder